Akdeniz'in iki körfezinde alarm: "O kötü senaryoya geldik"
Akdeniz'in iki körfezi İskenderun ve Mersin'de oksijen oranı önemli miktarda azaldı. Kirliliğe dikkat çeken uzmanlar, "Bu korktuğumuz bir şeydi, o kötü senaryoya geldik." değerlendirmesini yaptı.
İskenderun ve Mersin körfezlerinde oksijen seviyesinin önemli miktarda azaldığı tespit edildi. Dip suda 7 miligram civarında olması gereken oksijen seviyesinin 4'e kadar düştüğü belirlendi.
Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) İklim Merkezi ve Deniz Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Barış Salihoğlu, "Oksijenin bu kadar düşmesi korktuğumuz şeydi yani o kötü senaryoya geldik." değerlendirmesini yaptı.
ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü'nden 14 bilim insanının katıldığı Akdeniz İzleme Seferi'nde hazırlanan rapora ilişkin ilk sonuçları aktaran Salihoğlu, aşırı yağışların ardından nehirler ve şehirlerden denize taşınan kirleticilerin özellikle Mersin ve İskenderun körfezlerinin iç kesimlerini etkilediğini söyledi.
Deniz kirliliğinin yalnızca plastikten ibaret olmadığını vurgulayan Salihoğlu, şehir atıkları, nehirler ve yayılı kaynaklardan gelen azot ve fosfor yüklerinin denizlerde ötrofikasyona yol açtığını ifade etti.
"OKSİJENÜN BU KADAR DÜŞMESİ ÇOK ENDİŞE VERİCİ"Salihoğlu, son seferde deniz bulanıklığının bugüne kadar ölçtüklerinin çok üzerinde olduğunun altını çizerek, "Gördüğümüz bulanık su, deniz bulanıklığının bugüne kadar ölçtüğümüzün çok üstünde olduğunu gösterdi. Işık geçirgenliği çok azalmış. Alg çoğalması çok fazla. Bu durum körfezlerde üreyebilecek zararlı alglerin insan sağlığı açısından tehdit oluşturmasına neden olabilir." diye konuştu.
Seferin en çarpıcı sonuçlarından birinin denizdeki oksijen azalması olduğunu kaydeden Salihoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“- Oksijen normalde İskenderun ve Mersin körfezlerinde dip suda litrede 7 miligram civarında olması gerekirken 4'e düşmüş, yarı yarıya azalmış, bu çok çarpıcı. Ciddi sinyaller veriyor, oksijenin bu kadar düşmesi çok endişe verici. Batıya gittikçe örneğin Antalya Körfezi'nde su kalitesinin arttığını ve oksijen azlığının gözlemlenmediğini söyleyebiliriz. Bu bölgeler daha dinamik deniz koşullarına ve dolaşıma sahip ama aynı zamanda hassas. Karasal girdilere dikkat edilmeli.”
"KÖTÜ SENARYOYA GELDİK"Yüksek sıcaklıkların deniz yapısını ve oksijen çözünürlüğünü değiştirdiğine işaret eden Salihoğlu, "Bakterilerin parçalanmasının hızlanması, oksijenin azalmasına ek bir katkı. Kirlilik artışı ve sıcaklık artışının birlikte bu oksijen azalmasına sebep olduğunu düşünüyoruz." dedi.
Salihoğlu, son yıllarda kirliliğin artması, suyun bulanıklığının yükselmesi ve oksijenin azalmasının Akdeniz'in özellikle körfezlerinde daha kötü bir tabloya işaret ettiği uyarısında bulunarak, şunları kaydetti:
“- Esasında biz bugüne kadar olan durumun tehlike sinyalleri verdiğini söylüyorduk. Kirlilikteki bu artışın daha kötü bir senaryoya doğru gideceğini söylüyorduk. Bence o senaryonun ortasındayız. Oksijenin bu kadar düşmesi korktuğumuz şeydi, yani o kötü senaryoya geldik.”