Ali Özdemir - Merkez Medya

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 9. duruşması sona erdi

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen duruşmanın öğleden sonraki oturumuna, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam edildi.

10 Şub 2026 - 18:47 YAYINLANMA
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 9. duruşması sona erdi

Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan sanık Ahmet Özer savunmasında, kendisini eğitime, bilime, iyi insan yetiştirmeye adadığını, insanların özgürlüğü, mutluluğu ve refahı için çaba sarf eden bir insan olduğunu söyledi.

Sanık Özer, Esenyurt Belediye Başkanı seçildikten sonra bir operasyonla tutuklandığını, kısa süre sonra bir başka dosyadan tutuklandığını ve 10 ay tutuklu kaldığını belirterek, "Bütün Esenyurt, benim ihaleye fesat karıştırmayacak bir adam olduğumu biliyor." ifadesini kullandı.

Belediye başkanlığı görevine geldiği andan itibaren belediyenin malına mülküne tek kuruş zarar vermediğini savunan Özer, "Neden aday oldum? Üniversitede yerel yöntemler dersleri verdim. Bütün birikimlerim benimle mezara gitsin istemedim, bana bu öneri yapıldığında teklifi kabul ettim, aday oldum, seçildim. Belediye başkanı seçildikten sonra gördüğüm tablo şuydu: Çöp dağlarıyla karşı karşıya kaldım. Bir ilçe belediye başkanının temel görevlerinin başında çöp temizliğinin geldiğine inanan biriyim. O nedenle de kolları sıvadım. Temizlik konusunun ihmale gelmeyeceğini bilen biri olarak ekibimi topladım, temizliğin ne kadar önemli olduğunu anlatmaya çalıştım." diye konuştu.

"BU İHALENİN KOMİSYONUNUN OLUŞMASINDA TEK BİR TALİMATIM YOK"

Sanık Özer, dava dosyasında ihaleye fesat karıştırdığının iddia edildiğini ama buna dair delil olmadığını öne sürerek, şunları kaydetti:

"Temizlikle ilgili yüklenici firmanın süresi bitiyordu. Bu firmayla ilgili araçlarının eski olduğu, sulu çöpleri döktüğüne dair sürekli şikayet geliyordu. Sözleşme süresi dolacağı için arkadaşlar yeni bir ihale hazırlığı yaptılar. Bu ihalenin komisyonunun oluşmasında tek bir talimatım yok, kimseye telkinde bulunmadım, herhangi bir yönlendirme yapmadım. İhale yapıldı ama gelen itirazlar üzerine süreç uzayınca çöpler yerde kalmasın diye pazarlık usulü 2 aylık bir ihale daha yapıldı. Kim girdi, kim aldı hiçbirini bilmem, firmaların hiçbirini tanımam. Belediye başkanı olarak ne ihale ne de imza yetkilisiyim. Kanun, tüzük, işin nasıl yapılacağını belirlemiş, ilgili çalışanlarımız da gereğini yapmıştır, gerçek budur. Esenyurt gibi 1,5 milyonluk ilçenin belediye başkanının her şeyi bilmesi hayatın olağan akışına aykırıdır."

Esenyurt'un Türkiye'nin en kalabalık nüfusuna sahip ilçe olduğunu, hatta birçok ilin nüfusunu geçtiğini dile getiren Özer, çöp hacminin de buna göre çok fazla olduğunu söyledi.

Sanık Özer, başkan seçildikten sonra birim müdürlerini liyakat, ehliyet ve dürüstlüğe önem vererek değiştirdiğini ileri sürerek, şunları dile getirdi:

"Çöp sorunu üzerine bana Mustafa Yolcu'yu (sanık) tavsiye ettiler. Yolcu'nun 'Olmaz Mustafa' diye bir lakabı varmış, olmayan işe asla olur demezmiş, dürüst ve namusluymuş. Ona görev verdim, 2 ay çalıştı geldi, eşinin sağlık sorunları nedeniyle ayrılmak istedi. Aile meselesi olunca 'Peki.' dedim, yerine Mehmet Şimşek'i (sanık) atadım. Halil Çalış (başkan yardımcısı) ile Mehmet Şimşek el ele verip çöp sorununu düzelttiler. Müdür değişikliği bile iddianamede aleyhime değerlendirilmiş. Ben belediye başkanı olmuşum, başarılı olmak istiyorum, ideallerimi benimle birlikte yol yürüyecek insanlarla gerçekleştireceğim. İddianamede, temizlik ihalesinin en yüksek karlı ihale olduğu, bu yüzden ihaleye fesat karıştırıldığı vurgusunda bulunulmuş. Esenyurt'un 1,5 milyon nüfusu var, bütçesi de diğer belediyelerin 5 katıdır."

"KENDİSİNİ HAYATIM BOYUNCA GÖRMEDİM"

Davanın sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın ifadesinde, belediye başkanı olduktan sonra kendisini tebrik için ziyaret ettiğini söylediğini öğrendiğini dile getiren Özer, "Kendisini hayatım boyunca görmedim, sadece cezaevinde avukat görüşünde gördüm. Belki beni tebriğe gelmiştir ama hatırlamıyorum, binlerce kişi tebrik ziyaretine geldi. Zaten Aktaş da söz konusu ihalede dahli olmadığını söylemiş. Onun dediği her şeyi kabul eden savcılık neden bizim belediyeyle ilgili söylediğimiz şeyi kabul etmiyor?" beyanında bulundu.

Sanıklardan Onur Görkem Aktaş, Avcılar Belediyesi'nde veznedar olarak görev yaptığını, soyadı Aktaş olan diğer sanıklardan kimseyle akrabalık bağı olmadığını kaydederek, görevi gereği bir ihaleye mali üye olarak atandığını, firmaların hiçbirini tanımadığını, ihalenin idare tarafından iptal edilmesi üzerine komisyonun toplanmadığını anlattı.

İSFALT'ın bazı ihalelerinin komisyonlarında yer alan sanıklar Halil Yanmaz, Levent Tunca, Murathan Altınışık ve Zafer Sola ise yaklaşık maliyet hesaplamasını sanık Mustafa Mutlu ile paylaşarak ihaleyi Aziz İhsan Aktaş'ın firmasının kazanmasını sağladıkları iddiasını reddetti.

Duruşmada, Avcılar Belediyesi personeli İzzet Yamaç, İSFALT personelleri Ahmet Savaş ve Erdem Ay, Esenyurt Belediyesi personelleri Yaşar Özkan, Fatih Alpkaya ve Mustafa Seymen ile sanıklar Erenay Delipınar ve Göktunç Şentürk de savunma yaparak, ihalelerde usulsüz bir işlem yapmadıklarını öne sürdü.

Duruşma, sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere yarına ertelendi.

Kaynak :
milliyet.com.tr

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: