Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından "Asrın İnşası Güçlü Türkiye'nin İhya Vizyonu Paneli"
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca düzenlenen panelde, afet sonrası kamu koordinasyonu ve dönüşüm konuları ele alındı. İçişleri Bakan Yardımcısı Karaloğlu, Türkiye'nin afetlere karşı hazırlıklı hale gelme sürecini vurguladı.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca "Asrın İnşası Güçlü Türkiye'nin İhya Vizyonu Paneli" kapsamında "Afetten İhyaya: Kamu Koordinasyonu ve Sahadaki Dönüşüm" oturumu düzenlendi.
İletişim Başkanlığı Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen, Ankara Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdulmenaf Turan moderatörlüğündeki panelde, İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Sevim Sayım Madak ile Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetim ve Afet Politikaları Kurulu Üyesi ve Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü Jeofizik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurcan Meral Özel konuşmacı olarak yer aldı.
İçişleri Bakan Yardımcısı Karaloğlu, afetlere dair risk yönetimi ile kriz yönetimi arasındaki dengeyi korumanın önemine değinerek, "Biz, Marmara depreminden beri edindiğimiz kurumsal hafızayı 6 Şubat depreminde başarıya dönüştürdük. Afet ile mücadeleyi sadece krizi yönetmek olarak görmedik. Kriz risk sürekliliği içinde kurumlarımızı ve toplumumuzu afetlere hazırlıklı hale getirmek için çaba gösterdik." dedi.
"Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği ve vizyonu sayesinde, kısa sürede şehirlerimizi ayağa kaldırdık afetzede kardeşlerimizi huzurlu ve mutlu yuvalarına kavuşturduk" diyen Karaloğlu, Türkiye Afet Müdahale Planı'nın (TAMP) önemine işaret etti.
Karaloğlu, afet anında çalışmaların kurumlar arası eş güdüm halinde yürütüldüğünü ve koordinasyonun sağlandığını ifade ederek, deprem sonrası yaşanan sürece de dikkati çekti.
Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Sayan da haberleşme altyapısında deprem sonrası birçok alanda yenilemeler yapıldığını aktardı.
Depremden etkilenen 550 baz istasyonunun yerine bin 865 yeni baz istasyonu kurulduğunu ve 5G teknolojisiyle beraber gelecekte olası afet durumunda iletişim sorununun en aza indirgeneceğini belirten Sayan, sadece şehir merkezlerinde değil kırsal kesimlerde de afet sonrası gereken desteğin iletildiğini dile getirdi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Madak ise afetlerin, toplumun ruh sağlığını, sosyal dokusunu ve devlet-millet bağını etkileyen bir süreç olduğunu söyledi.
Madak, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde şekillenen Türkiye Yüzyılı vizyonuyla afetlere karşı yalnızca müdahale eden değil, önceden hazırlanan, birlikte hareket eden ve insanı merkeze alan güçlü bir devlet anlayışı esas alınmaktadır." ifadesini kullandı.
"Kadim devlet geleneğimizden, Anadolu irfanından, bu milletin asırlardır taşıdığı dayanışma kültüründen, vizyonundan beslenen bu vizyon, afetler karşısında dirençli toplumlar ve dayanıklı şehirler inşa etmeyi temel hedef olarak ortaya koymaktadır" değerlendirmesinde bulunan Madak, psikososyal destek hizmetleri kapsamında 71 ilden görevlendirilen 13 bin personelle 5 milyondan fazla kişiye ulaştıklarını kaydetti.
Madak, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak enkaz alanlarında, hastanelerde, çadır ve konteyner kentlerde psikolojik ilk yardımdan uzun süreli danışmanlık hizmetlerine kadar geniş bir yelpazede görev yaptıklarını ve bugün sahadaki çalışmalarını da kararlılıkla sürdürdüklerini belirtti.
Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü Öğretim Üyesi Özel de depremin çoklu kırılma ile gerçekleştiğini, Kandilli Rasathanesi olarak dinamik kırılma modellemesi yaptıklarını, depremin türüne ve olası farklı senaryolarına dair detayları anlattı.
Panel, "Afet Haberciliği, Haberi Felakete Dönüştürmeden Önleme" başlıklı konuşma, "Afet Haberciliğinde Sorumlu Yayıncılık" oturumu ve "Afet Dönemlerinde Medya İlişkileri Yönetimi" başlıklı konuşma sonrası sona erdi.