Ali Özdemir - Merkez Medya

Gülistan Doku dosyası: Eski Vali neyle suçlanıyor, "temizlik" iddiası ne içeriyor?

Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu'nun yıllar sonra yeniden canlandırdığı Gülistan Doku dosyasında son olarak dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel gözaltında. Oğlunu kurtarmak için makamından aldığı güçle delilleri yok etmekle suçlanan Sonel'in kamu görevlilerini "temizlik" için seferber ettiği de ileri sürülüyor.

21 Nis 2026 - 11:44 YAYINLANMA
Gülistan Doku dosyası: Eski Vali neyle suçlanıyor, "temizlik" iddiası ne içeriyor?

Altı sene önce kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra bir daha haber alınamayan Gülistan'ın dosyası, uzun yıllar süren sessizliğin ardından hareketlendi. Tunceli Başsavcısı Ebru Cansu'nun tespit ettiği deliller ışığında aralarında kamu görevlilerinin de olduğu çok sayıda isim gözaltına alındı, çoğu tutuklandı.

 

Bu kişilerin ifadeleri, “organize kötülük” diye özetlenebilecek bir tablo oluşturuyor.

 

Gülistan'ın eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov ve genç kadının kaybolduğu günlerde polis olarak görev yapan üvey babası Engin Yücer hariç birçok kişi, ifadelerinde dönemin Tunceki Valisi Tuncay Sonel'i ve oğlu Mustafa Türkay Sonel'i işaret etti.

Eski Vali Sonel, Gülistan'ı arama çalışmalarına bizzat katılmış, ekibi koordine ettiğine dair fotoğrafları sosyal medya hesabında dahi paylaşmıştı.

Valiliğin ardından İçişleri Bakanlığı'nda müfettiş olarak çalışmaya başlayan Tuncay Sonel'in adı, soruşturmaya ilk kez “Şubat” isimli gizli tanığın ifadesiyle girdi.  

 

Sonel'in olaydaki rolü, Gülistan'ın ölümüyle ilgili değil ama kaybolduktan sonraki “temizlik” aşamasında bir “başrol” olarak tarif edildi. 

 

İlk olarak “Şubat” olaydan bir süre önce eski Vali'nin oğlunun Zeinal Abarakov ve Umut Altaş'la birlikte sık sık alkol kullandığını ileri sürdü. 

 

Ayrıca Gülistan'ın, Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel ve yakın arkadaşı Umut Altaş'ın cinsel saldırısına uğradığını, hamile kaldığını iddia edildi. Ardından kadının viyadükte öldürüldüğü de anlatıldı.

 

“TÜRKAY ‘KIZ HAMİLE KALDI, KAFASINA SIKTIM’ DEMİŞ”

 

Bu iddia, yalnızca “Şubat”ın söylemleriyle sınırlı kalmadı. Umut Altaş'ın abisi S.A, da savcıya şunları söyledi:

 

"‘Ben bir kızla birlikte oldum, hamile kaldı' demiş. Ben de Umut'un çok üstüne gittim, sürekli sorguladım. ‘Kız hamile mi kalmış?' dedim, ‘Evet' dedi. ‘Aldırmak istememiş mi?' dedim, ‘Evet' dedi. Hep kaçamak cevaplar veriyordu.

 

Anlattığına göre Türkay, ‘Kız hamile kaldı, ben de kafasına sıktım' demiş. Bu ‘kafasına sıktım' ifadesini birkaç kez tekrar etti. Büyük ihtimalle tek bir mermi sıkmış.”

 

S.A., Mustafa Türkay Sonel'in "Birinin kafasına sıktım" dediği kişinin yüzde yüz Gülistan Doku olduğuna emin olduğunu sözlerine ekledi. 

Mustafa Türkay Sonel ve Amerika’da olduğu için hakkında kırmızı bültenle yakalama kararı çıkarılan arkadaşı Umut Altaş'ın, olay günü aynı araçta olduğu Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtlarıyla ortaya çıkmıştı.

Soruşturma kapsamında tutuklanan Celal Altaş'ın iddiaları da oğlunu destekler nitelikteydi:

 

"Bu olayla ilgili hiçbir şekilde olaya iştirakım veya yardımım yoktur. Umut’la defalarca görüştüm, 'Tanımıyorum, bilgim yok’ dedi. 

 

Ancak bir görüşmemizde 'Mustafa Türkay yanımda bir gün silahını çıkartarak ben bu silahla birisini vurdum’ dedi. Başka bir konuşmada ise 'Bana para gönderin, ben tehdit ediliyorum, yüklü miktarda para lazım' dedi. Neden tehdit edildiğini anlamadım."

 

Hastane kayıtlarının “kesinlikle silindiğinin” de ortaya çıkması, şüpheleri iyiden iyiye artırdı. 

 

Dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, gözaltına alındıktan birkaç gün sonra tutuklandı.

 

Yok edilen kayıtlarda "gebe, plan, kalp sesi" gibi başlıklar yer alıyordu. Başsavcılık, silinen kayıtların Doku'nun gebelik durumu ile ilgili olup olmadığını araştırıyor.

 

Bu senaryoda Özdemir'in "Tuncay Sonel'in ricasını kırmadığı” düşünülüyor.

 

ESKİ POLİS: SONEL VE KORUMASININ TALİMATIYLA VERİLERİ BULDUM

 

İfadelere göre sonraki aşamada iki polis memuru öne çıkıyor. Biri Tuncay Sonel'in yakın koruması Şükrü Eroğlu, diğeriyse uyuşturucudan ihraç edilen Gökhan Ertok. 

 

Ertok, etkin pişmanlıktan faydalanmak için verdiği ifadede şu iddiaları dile getirdi:

 

“Dosya kapsamında bildiğim her şeyi samimi bir şekilde anlattım. Hukuksuz ve yetkisiz olarak Gülistan Doku'nun SIM kartını kullanarak Instagram hesabına eriştiğim için pişmanım.

 

 Bu hususta o dönemki Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve Şükrü Eroğlu isimli şahıslar beni bir nevi soruşturmayı savcılık ile birlikte yapıyormuş gibi, ‘Basın çok üstümüze geliyor, kızı bulmalıyız’ diye kandırarak siber konusundaki benim teknik kabiliyetimden faydalanarak beni kullandılar. Ben de mağdur edildim.”

 

 

VALİ'NİN KARA KUTUSU: ŞÜKRÜ EROĞLU

 

İddialara göre, yakın koruma Eroğlu'ysa daha çok bu meselenin “kara kutusu” konumunda bulunuyor ve hem Gülistan'ın ölümüyle hem de sonrasıyla anılıyor.

 

Eroğlu'nun cinayetten sonra Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in yanına gittiği iddia ediliyor. Ertok'tan Gülistan'ın verilerini para karşılığını kaybettirilmesinde kilit rol oynadığı öne sürülüyor. 

 

Kendisi ise ifadesinde tüm suçlamaları reddetti:

 

 “Bir gün ihbar gelmişti sanırım bu çalışmalar esnasında ceset bulunduğu yönünde. Ben makamdaydım, bu haber üzerine ekipçe Vali bey ile 4 araç olmak üzere Sarı Saltuk Viyadüğü yakınına gittik. Bu haber nasıl ve kime geldi hatırlamıyorum.

 

Tuncay Sonel, Gülistan Doku'yu arama kurtarma çalışmalarında.

 

"VALİ CESEDE BAKTI, ’GÜLİSTAN DEĞİL' DEDİ"

 

Biz olay yerine geldiğimizde araçtan indikten sora Vali bey önde yaklaşık 10 kişilik ekip ile birlikte cesedin bulunduğu yere hızlı adımlarla cesedin yanına indik. Cesedin yanında jandarmalar vardı. İl Jandarma Komutanı da oradaydı, bizimle de döndü. Emniyetten kimse var mıydı hatırlamıyorum. 

 

Vali bey cesedin yanına giderek bizzat yüzüne ve cesede bakarak ‘Gülistan değil’ dedi. Ben bu esnada cesede çok yakın değildim. Ben cesedin yanına kadar gitmedim. Ben cesedin yüzünü görmedim. Sonradan öğrendiğim kadarıyla bu ceset başka bir kayıp kadına aitmiş. 

 

“GÜLİSTAN'IN AİLESİ YOKTU”

 

Olay yerinde en fazla 10 dakika falan durmuşuzdur. Olay yerinde savcı olup olmadığını hatırlamıyorum. Gülistan’ın ailesi de olay yerinde yoktu. 

 

Bunun üzerine geldiğimiz arazi yolundan önce yürüyerek sonra araçlara binip makama geçtik. Arama çalışmaları benim Tunceli’den ayrıldığım Haziran ayına kadar sürdü ama git gide ekipler azaldı.”

 

Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel "suç delillerini yok etme" şüphesiyle 17 Nisan 2026'da gözaltına alındı. 

 

Üç gün boyunca “Ben devletin valisiyim. Emniyete cevap vermem” diyerek susma hakkını kullandı, 21 Nisan 2026'da adliyeye sevk edildi. 

 

MUSTAFA TÜRKAY SONEL: MİDEM BULANIYOR VE TİKSİNİYORUM

 

Oğlu Mustafa Türkay Sonel'se babasından daha önce, 18 Nisan 2026'da "Kasten öldürme" suçlamasıyla tutuklandı. İfadesinde özetle “Görmedim, duymadım, bilmiyorum.” diyerek tüm suçlamaları reddetti. 

 

Gülistan'ı hiçbir şekilde tanımadığını ileri süren Türkay Sonel, savunmasını şöyle sürdürdü:

 

“Ben bana bahsettiğiniz telefon konuşmalarının içeriklerini uzun zaman geçtiği için hatırlamıyorum. Gizli tanığın beyanındaki tecavüz olayı ile benim hiçbir bilgim ve alakam yoktur. Bu konu çok korkunç ve iğrenç bir durumdur. Benim de bir kız kardeşim var. Bunu duydukça midem bulanıyor ve tiksiniyorum.”

 

"TECAVÜZ VARSA YAPAN KİŞİ AŞAĞILIK BİRİSİDİR"

 

“Bu tecavüz olayı varsa yapan kişi aşağılık birisidir. Tekrar ediyorum benim de bir kız kardeşim var. Böyle bir itham ile adımın yan yana gelmesi çok zoruma gidiyor. Ben de bir üniversite öğrencisiyim benim de çevrem, komşularım, kız ve erkek arkadaşlarım var.” 

 

Mustafa Türkay Sonel adliyeden çıkarılırken.

 

"Umarım bu gerçekler en kısa zamanda ortaya çıkar. Gülistan'ın gözü yaşlı annesinin bir damla gözyaşına ben kurban olurum. Ben Doku ailesine kızmıyorum çünkü onların acıları var ve empati yapıyorum. Kesinlikle gerçek bir silah ile hiçbir işim ve hiçbir merakım olmadı.

 

İzah ettiğim gibi benim airsoft (havalı tüfek) merakım vardır ve bu sporda kullanılan silahları kullanırdım hatta bu spora olan ilgim de İstanbul iline yerleştikten sonra kalmadı. Daha çok derslerime ve evcil hayvanlara ilgi duydum."

 

Tuncay Sonel'in korusuması Şükrü Eroğlu da “kasten öldürme” suçlanarak cezaevine girdi.

 

GÜLİSTAN'IN ABLASI: ÇETENİN BAŞI TUNCAY SONEL

 

Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, gelişmeler sonrası avukatlarına halen birçok ihbar geldiğini anlatıyor, Sonel hakkında şu iddiayı ileri sürüyor: 

 

“Dün Vali Tuncay Sonel gözaltına alındıktan sonra aile avukatımıza binlerce ihbar geldi. Bunlar sadece kızımıza zarar vermemiş, bir sürü masum kıza zarar vermiş. Tuncay Sonel bu çetenin başıdır. Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Gülistan’ı öldürmüş, Tuncay Sonel de bunu kapatmak için başhekimden tutun bütün kurumları kullanıp Gülistan’ın delillerini yok edip bir katilden daha çok katil duruma gelmiştir. 

 

“BAŞSAVCIMIZA GÜVENİYORUZ”

 

Biz başsavcımıza güveniyoruz, bu olayı çözecektir. Bu olayda yeni yeni isimler elimize geliyor. 21 yaşında gencecik bir üniversite öğrencisinin etrafında bütün canavarlar, bütün vahşiler toplanıp kızımıza ve bir sürü genç kıza zarar vermiştir. Biz adalete güveniyoruz.”

 

 

Kaynak :
ntv.com.tr

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: