İBB davası. İmamoğlu'nun savunması 2. gününde devam ediyor.

Tutuklandıktan sonra İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun mahkemedeki savunması sürüyor.

15 Eki 2026 - 19:01 YAYINLANMA
İBB davası. İmamoğlu'nun savunması 2. gününde devam ediyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yolsuzluk iddiasıyla açılan davada 99. duruşma yapılıyor. 

 

İmamoğlu, dün mahkemede 19 ay sonra savunma yapmıştı. İmmaoğlu'nun savunmasının 4 gün sürmesi bekleniyor. 

 

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu savunmasını sürdürdü.
 

İMAMOĞLU'NA YENİ SORUŞTURMA
 

İmamoğlunun duruşmadaki, kamu davasına esas soruşturmayı yürüten yargı mensuplarını hedef alan ifadeleri nedeniyle, “kamu görevlilerine görevi nedeniyle aleni hakaret” suçundan, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca resen soruşturma başlatıldı. 


İMAMOĞLU SAVUNMASINI SÜRDÜRDÜ

 

İmamoğlu, bugün yargılananın kendisi olmadığını belirterek, yargılananın iddianame olduğunu söyledi.

 

Bu dosyada banka dekontunun, para izinin, talimat yazısının, ses kaydının, görüntünün ve "gözümle gördüm." diyen tanığın olmadığını öne süren İmamoğlu, iddianamede, 2019'da yapılan yerel seçimlerden sonra ikinci amacın suç gelirlerinden elde edilen maddi sermaye ile mensubu olduğu siyasi parti olan CHP'yi ele geçirmek olduğunun yazıldığını savundu.

 

İmamoğlu, "Bir partinin üyesi o partide söz sahibi olmak ister, delegesini ikna etmek ister, kurultayı da kazanmak ister. Buna dünyanın her yerinde siyaset denir ama bu iddianameye de örgüt amacı diye yazılıyor." ifadelerini kullandı.

 

İddianamede, "Örgüt liderinin 4-5 Kasım 2023 tarihinde yapılan CHP 38. Olağan Kongresi'nde, Kemal Kılıçdaroğlu'nun karşısında aday olarak Özgür Özel'i belirleyip, delegelerin Özgür Özel lehine oy kullanmaları sağlanmıştır." şeklindeki ifadelerinin yer aldığını aktaran İmamoğlu, "Ben, o dönemin genel başkanı olan şimdiki (mutlak) butlanın tavsiyesiyle o kurultayın divan başkanıyım. Özgür Özel, bu partinin grup başkanvekili, yıllarca milletvekili. Benim partide geçirdiğim yılın neredeyse iki katı kadar partide üye olmuş bir insan. Ben onu belirleyeceğim, bir de lehine oy kullanmalarını sağlayacağım. Ama benim Özgür Özel'i o dönemde desteklediğimi Türkiye'de herkes biliyor. Bunların üzerinden kurulan bir iddianame." diye konuştu.

 

Tutuklu sanık İmamoğlu, CHP İstanbul İl Binası'nın alımındaki iddialara ilişkin de beyanda bulundu.

 

İmamoğlu, "Benim gözümün önünde, o dönemin genel başkanına, Kemal Kılıçdaroğlu'na bu olayın buranın nasıl alınacağı anlatıldı. İl başkanı anlattı. O da biliyor, her şeyi. Her şeye laf yetiştiriyor. Bu konuda çıt yok. Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu maddeyle ilgili, buraya tanık olarak çağrılmasını talep ediyorum. Ayıptır, sanki o il binası gökten zembille indi. Talep ediyorum. Tanık olarak dinletilmesini talep ediyorum. Ayıptır. İki kelime edecek edemiyor. Bu nasıl bir iş ya?" dedi.

 

Halkı yanıltıcı bilgi yaymakla suçlandığını, o bilginin ise iddianamede olmadığını öne süren İmamoğlu, şunları ifade etti:

 

"İddianamede diyor ki 'Şişli, Üsküdar, Beylikdüzü, Esenyurt, Eyüpsultan, Bakırköy, Sancaktepe, Kadıköy, Çekmeköy gibi ilçelerde örgüt lideri, kendisine bağlı kişileri aday göstermiş. Büyükçekmece, Küçükçekmece, Tuzla belediye başkanlarını ise kendisine tabi kılmış.' Vay anasını ya. Çok ayıp, biliyor musunuz yani. Koca koca insanlar, isimler, hayatı ve geçmişleri olan, birikimleri olan insanlar... Birçoğunun, siyasi geçmişleri benden de fazla olan var. Belge yok, bir şey yok. Büyükçekmece Belediye Başkanı 45 senelik belediyeci, kendime tabi kılacağım. Küçükçekmece Belediye Başkanı 40 senelik parti yöneticisi, partide yöneticilik yapmış insan, kendime tabi kılacağım. Böyle bir şey yok da, varsay. Bunun neresi suç?"

 

Ekrem İmamoğlu, cumhurbaşkanı olmak istemenin, kurultayda bir adayı desteklemenin, parti binası için bağış toplamanın, gazetecilerle ilgili konuşmanın, seçmene ulaşmanın, aday göstermenin, seçim kazanmanın hangisinin suç olduğunu sordu. Bu sorulara "hiçbiri" şeklinde cevap veren İmamoğlu, iddianamenin en büyük kelimesinin "suç örgütü" olduğunu, örgüt denildiği anda tutuklamanın kapısının açıldığını, bu durumun vicdanları sızlattığını belirtti.

 

İmamoğlu, İBB'nin teşkilatlanma yapısının örgüt olarak gösterildiğini savunarak, "Üst yönetimde kim varsa, herkese örgüt adını yazmış. Yöneticilerin birbiriyle görüşmesi, telefonla konuşması örgütün devamlılık ilişkisi diye sunulmuş. Bir kurumun yöneticileri birbiriyle konuşmayacak da ne yapacak? Suç örgütü denen yapı, anayasada ve kanunlarda en ince ayrıntısına kadar tarif edilmiş." iddiasında bulundu.

 

Duruşmaya ara verildi.

Kaynak :
ntv.com.tr

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: