Kaliningrad: Rusların blöfü mü son kırmızı çizgisi mi?
Rusya’nın en batıdaki toprağı, Baltık Denizi’ne kıyısı var ve çevresi AB/NATO üyeleriyle dolu… Putin’in “Oraya müdahale olursa cephanemizdeki her şeyi kullanırız” dediği Kaliningrad böylesine stratejik bir yer. Peki, burası Ruslar için gerçekten de geçilmemesi gereken 'kırmızı çizgi' mi yoksa yeni bir 'blöf' unsuru mu?
Rusya-Ukrayna savaşı eğer Şubat 2027’ye kadar bitmemiş olursa 5. senesini tamamlayacak... Gazete manşetleri ve liderlerin açıklamaları ‘barışın eli kulağında’ izlenimi verse de şimdilik bunun sahaya yansımalarını görmedik.
Her iki taraf da enerji ve lojistik hatlar gibi son derece hayati noktaları hedef almaya devam ediyor. Soğukların bastıracağı döneme sayılı günler kala sivil altyapılara yönelik saldırıların artması da elbette tesadüf değil.
Çıkış yolu nasıl bulunacak diye merak edilirken geçtiğimiz günlerde bu denkleme yeni bir oyuncu eklendi. Kaliningrad…
Kaliningrad neden önemli?
Rusya'yla kara bağlantısı olmayan Kaliningrad, 2. Dünya Savaşı sonunda Almanya’dan alınıp Rus toprağı haline getirildi. Aradan geçen zaman içinde komşuları AB ve NATO üyesi oldu. Haliyle bu küçük yer sadece Moskova için değil AB ülkeleri ve NATO adına da hayli kritik bir konuma yükseldi.
Rusya Devlet Başkanı Putin’in geçtiğimiz günlerde Kaliningrad ile ilgili söylediği “Oraya bir müdahale olursa cephanemizdeki tüm silahları kullanırız.” cümlesi ise olayı bir üst noktaya taşıdı.
Putin ‘her şeyi’ derken gerçekten de nükleer silahlara mı atıf yaptı yoksa Kaliningrad’da bulunan cephaneliği mi kastetti kestirmek zor.
Ancak geldiğimiz nokta itibariyle Kaliningrad ismini daha sık duyacağımız da aşikar. Giresun Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Göktürk Tüysüzoğlu ile bu toprak parçasının stratejik açıdan önemini konuştuk.
Erdal Demirhan Kurgu