Ali Özdemir - Merkez Medya

Trump neden her seferinde 'Biz kazandık' diyor?

ABD ve İsrail’in İran’a başlattığı savaşta bir ay geride kaldı. Tahran’da rejim düşmedi, İran dağılmadı ve halen savaşabilme kapasitesi var. Ancak Trump her gün ısrarla ‘Biz kazandık’ diyor. Bu söylemin altında iç siyasetten müzakere arayışına, itibardan itibar maliyetine kadar çok farklı dinamikler yatıyor.

31 Mar 2026 - 11:28 YAYINLANMA
Trump neden her seferinde 'Biz kazandık' diyor?

Şubat ayının son gününde İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik geniş çaplı saldırıları küresel dinamiklerin dengelerini derinden sarstı. Hatırlanacağı üzere savaşın ilk günlerinde Batı medyasındaki ortak kanı İran’da rejimin uzun süre dayanamayacağı üzerine inşa edilmişti.

Ne de olsa İran’da uzun süredir devam eden kitlesel protestolar vardı. Rejimi temsil eden isimler ortadan kaldırılarsa halk da sokakları dökülecek ve belki de ABD ile İsrail çok az maliyetle İran’daki hedeflerine ulaşabilecekti. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. Savaştan önce belirlenen hedeflerin neredeyse hiçbiri gerçekleşmedi. Günün sonunda İran halen savaşıyor.

Şimdi ne olacağı konusu belirsiz... Bir yanda müzakere masası kurulmak isteniyor diğer yanda her iki taraf da güçlü saldırılar yapmaya devam ediyor. Ancak özellikle son iki haftadır bir durum giderek daha fazla dikkat çekiyor. ABD Başkanı Donald Trump, sahadaki gerçeklere pek de uymayacak şekilde ısrarla ‘Biz kazandık.’ diyor.

[Trump, İsrail Başbakanı Netanyahu'da farklı olarak sıklıkla savaşın bittiğini ve kazandıklarını vurguluyor.]

Trump neden ‘Savaşı kazandık’ diyor?

Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Levent Ersin Orallı’ya göre aslında Trump da savaşın bitmediğinin farkında. Ancak ‘kazandık’ söylemini bu denli sahiplenmesinin ve sıkça kullanmasının farklı gerekçeleri var.

Donald Trump’ın ‘kazandık’ söyleminin sadece askeri açıdan açıklanamayacağını vurguluyor Orallı. Burada en önemli hususlardan biri algı yönetimi. Modern çatışmalarda sahadaki sonuç kadar, o sonucun nasıl anlatıldığının da belirleyici olduğunu vurguluyor. Trump’ın bir zafer anlatısı inşa ederek hem iç kamuoyunda psikolojik üstünlük kurmaya hem de karşı tarafa güçlü bir imaj vermeye çalıştığının altını çiziyor.

[ABD'de İran'daki savaşa karşı çıkan protestolarda binlerce kişi toplanıyor. Trump'a güven oranları da eş zamanlı olarak düşüyor.]

İran savaşı ABD’nin iç siyasi dengelerini nasıl etkiliyor?

Bir diğer husus elbette iç politika… Orallı da liderlerin özellikle belirsiz ve yüksek maliyetli çatışmalarda bu yolu seçtiği kanaatinde. “İçerdeki destek kaybını önlemek için daha kesin ve iddialı söylemlere yöneliyorlar. ‘Kazandık’ söylemi, seçmene güven vermenin ve kontrolün hala kendisinde olduğu mesajını iletmenin bir yolu. Bu aynı zamanda destek tabanını konsolide etmeye yönelik bir refleks.” diyor.

Madalyonun bir yüzünde de işin boyutu var. Sözü Trump’ın iletişim tarzına getiriyor Doç. Dr. Levent Ersin Orallı ve sözlerini şöyle tamamlıyor:

“Trump geri adım atmayan ve başarı iddiasını sürekli yineleyen bir profil çiziyor. Bu durum bilişsel uyumsuzluk kavramıyla açıklanabilir. Yani gerçeklik ile söylem arasındaki fark büyüdükçe, ağzınızdan çıkanların tonu daha da keskinleşir.

Bunu bir müzakere stratejisi olarak da okumak mümkün. Uluslararası ilişkilerde güçlü görünmek, çoğu zaman gerçekten güçlü olmaktan bile daha işlevsel olabilir. Kazandık söylemi, karşı tarafa verilen bir sinyal olarak okunabilir.”

Kaynak :
trthaber.com

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: